devrim geçenlerde ata binerken düşmüştü. sonra onu düşüren huysuz attan ve genel
olarak dört nala koşmaktan korkar oldu. bir gün çalışma esnasında, dört
nala sürmeyi reddetmiş atını. öğretmeni beni çağırdı. kızımı tanırım:
korkusu onu zaptetmiş. "canım" dedim, "gerçek cesaret korkuna rağmen
atını dört nala sürmektir." sustu. istemeye istemeye atını yürüttü,
topukladı, sonra kamçıladı ve at dört nala koşmaya başladı.
bu olaydan epey sonra devrim'le korkuyu konuşuyoruz. anladığım kadarıyla korku onun yaşında önemli bir tema. korkunç birşey anlatıldığında veya izlendiğinde korkamadan durabilmek, cool kalabilmek veya cesur olmak...kadınlıkla erkekliğin de ayrıştırıcı metresi sanırım devrim için korku/cesaret. ben de anlamaya çalışıyorum hem onu, hem de kendimin bu konudaki tekamülünün.
d: anne aslında korkmak iyi birşey.
ı: neden?
d: düşünsene hiç korkmadan 10 yaşıma gelsem ve birden birşey olsa ve korkuyla tanışsam,korku hissetsem, ne kadar korkunç olurdu değil mi? o korku beni mahvederdi, oysa şimdi alıştım.
ı: evet yavrum. hiç böyle düşünmemiştim ama sanırım haklısın. korku aslında bizi hayatta tutuyor.
sonra biraz daha konuştuk: ilk insanların korku sayesinde yaşamda kalmasını anlattım ona. hak verdi.
bana şöyle dedi o sohbette:
d: ben korkumun üstüne gittim anne.
evet yavrum, sen çok cesursun.
hayvanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Şubat 2014 Çarşamba
10 Ocak 2014 Cuma
tatilde
biliyorsunuz 24 ocak'ta okullar şubat tatiline giriyor. biz istanbul'da olacağız. çocukları avm dışında yeni yerlere götürmek gibi bir çabam var. bu çaba kafa çalıştırıyor, aklıma zeytinburnu tıbbi bitkiler bahçesi geldi. hiç gitmedim ama çok farklı yerlerden öyle methini duydum ki burası da şubat tatilinde gitmeyi önereceğim yerlerden biri olacak çocuklara. mesela beş duyumuzla bitkiler diye bir çocuk programı var, utanmasam ben kendim gidip yazılacağım. oralara kadar gitmişken yedikule hayvan barınağına ve meral hanımla ekibinin yarattığı mucizeye de tanıklık edebilirsiniz. hala şansınız varken sur bostanlarından da çıtır çıtır yeşilliklerinizi alabilirsiniz. surlar boyunca yürüyebilirsiniz. silivrikapı'ya kadar yürüseniz surun hemen arkasında hakkaten "bu ne burda" dedirten bir puz pateni pisti var belediyenin. oraya da telefon açtım: günlük programlarda antremanlardan artan zamanlarda pist halka açık, telefon edip gitmek lazım. 8-15 tl arası giriş fiyatları ve de paten de sağlıyorlar. tarih mi dediniz, biyoloji mi dediniz, beden eğitimi mi dediniz, psikoloji mi dediniz, başkaaaaa? ben çocukları bilmem ama kendim gitmek istiyoruuuuuum....
30 Aralık 2013 Pazartesi
yemek pişirmeyi seven kız: devrim
ben yapmadım, o yaptı. tarif burdan. bu benim devrim'im, eser, kurabiye yapar, 3/4'ü de 3-4 bardak diye okur, şekerden yapılma kurabiye de yapar ama arada, çoğu zaman da resimdeki gibi afeti devranlar yapar; biz ve sınıf arkadaşları da lüpletir.
aşçımız devrimo altta, çok sevdiği dost köpek daisy ile görülüyor.
aşçımız devrimo altta, çok sevdiği dost köpek daisy ile görülüyor.
12 Ocak 2012 Perşembe
Abant Hatırası
22 Aralık 2011 Perşembe
zeytinle sünger bob
geçtiğimiz yaz 2 civciv aldık pazardan. zeytin öldü. dediler ki tek yaşamaz, gittik pazardan bir tane daha almaya. pazarcı dedi ki elimde 2 tane kaldı, tek yaşamaz. o zaman biz de 2 tanesini de aldık. geldik eve. sonra bunlardan, yeni gelenlerden biri de ölmez mi. dedim bu böyle olmayacak. biz de kalan iki civcivi, limonla sünger bobu farilya at çiftliğine götürüp verdik. oranın sahibi de evindeki kümese götürmüş. işte bu görünenler o son kalanlardır. deniz uyanınca hemen onlara bakıyordu. devrim zeytin ölünce çok etkilendi, ağladı canım. benim duyarlı, içli kızım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



