1 Kasım 2012 Perşembe

ölüm orucu

Bir ölüm ouççusunun tanıklığı

unutmak istemem

deniz'in "çok latlı"sını
jahan'ın deniz'e de hediye ettiği "karankı"sını (türkmenler karanlığa karankı diyor)
denizin kendi  kendini ikna eder gibi" anne ben okula gideceğim, sen de işe gideceksin" demesini.
denizin "anne şaşkaloz ne demek" diye sormasını (devrim ona demiş)
unutmak  istemem.




25 Eylül 2012 Salı

neşet ertaş

eski bir arkadaşım çok bahseder ve çok çalardı ondan. ben de tanımaya başladım. dostlar korosu ile daha çok türkü dinleyip söylemeye başladım. o zaman daha yakından tanıdım. babası gibi mahir, aydınlık neşet ertaş'ı kaybetti dünya. sesi baki kalsın.


dörtlü

irem, eren, devrim, deniz. en büyüğü 12, en küçüğü 3 yaşında. 2012 yazı. birbirlerine çok yakınlar. irem şefkatli ve kollayan bir abla. aynı zamanda etkileyici: ilk korku filmi, giysi tasarımları ondan. eren, kendi deyişiyle "içinde yanardağlar patlayan" biri. sorular, hareket...devrim narin, heyecanlı, delirmeye müsait, "cool" kişi. deniz minik kedi, bazen de tırmalayan. dördü bir yerde. hepsi çok değerli insanlar. büyüyüp serpilecekler...ben de seyrediyorum onları.

unutmak istemem

devrimin içe doğru büyüyen üst köpek dişini, denizin bazı kelimelerin sonuna son hecenin aynısından eklemesini (tuvaletete gidelim), devrimin yalnız uyumak istememesini, devrimle denizin meme emme yarışını, sonerin sigara içmemek için acı acı nikotin pastillerini emmeye çalışıp "sigara içsem daha iyi olur" demesini, annemin denize kestiği saç modelini, denizin ilk elma günlerini, devrimin ısrarlarını, devrimin sokulmalarını, yazın aylaklığından sonra işe dönmenin zindeliğini...

20 Haziran 2012 Çarşamba

14 Nisan 2012 Deniz'le Röportaj



Bu fikir Yasemin'indir. Ondan seneler önce böyle bir fikir almış ve yıllar içerisinde Devrim'le röportajlar yapmışımdır. Cevaplar da değişir. Bu Deniz'in ilk röportajı. En sevdiği oyun ve arkadaşa dikkat!

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Cihan

Cihan Kırmızıgül 11 yıl hapse mahkum oldu. Karar temyize gidecek ve umuyorum adalet duygusu güçlü bir hakim tarafından bozulacak...sa işimiz buna kaldıysa vay bizim halimize...Ortada delil yokken, tanık yokken böyle bir kararın alınmasını ne olarak okumalı? Aymazlık, gözdağı...Ben içime sindiremedim. Cihan'in temyizde bu beladan kurtulmasını, halen yargılanmakta olan ve protesto haklarını kullanmış olan tüm öğrencilerin de gerçek adaletten paylarını almalarını canı gönülden diliyorum. Ancak bu yetmiyor. Kuzenim hukuk okuyor. Ona "Haydi canim, savcı ol da adalet duygusunu onar!" dedim, kızcağız da ne yapsın...Kendime güldüm!